Loader
  • January 4
  • 7 dakika okuma süresi
  • Dinle

Miras Hukuku Yazı Dizisi IV.:
Mirastan Çıkarma, Yoksunluk, Feragat ve Reddi Miras

Miras Hukuku Yazı Dizisi IV.:

Mirastan Çıkarma, Yoksunluk, Feragat ve Reddi Miras

Miras, mülkiyet hakkının bir devamı ve özel bir görünüşü olarak düşünülse de kimi durumlarda kişinin kendi rızası veya hukuka aykırı eylemleri sonucu bu haktan mahrum kalması söz konusu olabilir. Türk Hukukunda bu durumlar mirastan çıkarma, yoksunluk, feragat ve mirasın reddi başlıkları altında düzenlenmektedir.

Miras Hukuku Yazı Dizisi’nin bu dördüncü [IV.] yazısında anılan hukuki kurumları inceleyeceğiz.

I. Mirasçı Hangi Hallerde Miras Hakkını Kaybeder?

Mirasçının miras hakkını kaybetmesi mümkündür. Bu tür haller, çoğu durumda mirasbırakana karşı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlali etmesi ya da mirasbırakana ve ailesine karşı ağır bir suç işlemesi halinde ortaya çıkar. İlk hal mirastan ıskat [çıkarma] sebebini oluştururken ikinci hal mirastan yoksunluk sebebidir. Ayrıca, olumsuz miras sözleşmesi olan mirastan feragat sözleşmesi ve mirasın reddi hallerinde de miras hakkı kaybedilir.

II. Mirasçılıktan Çıkarma Mümkün Müdür ve Nasıl Gerçekleşir?

Mirasçılıktan çıkarma, kanunun sınırlı şekilde öngördüğü davranışlardan birini kusurlu olarak gerçekleştiren yasal mirasçının, saklı payının tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasıdır. Çıkarma, mirasbırakanın tek taraflı tasarrufuyla söz konusu olur. Kanun, yalnızca iki halde saklı paylı mirasçının cezalandırma amacıyla mirasçılıktan çıkarılabileceğini öngörmüştür: [i.] mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlenmesi ve [ii.] mirasbırakan veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi. Ancak bu hallerden birinin gerçekleşmesi çıkarma için yeterli olmayıp mirasbırakanın bu yöndeki iradesini bir ölüme bağlı tasarrufla ortaya koyması gerekir. Yine çıkarmanın geçerli olabilmesi için, çıkarma nedeninin ölüme bağlı tasarrufta açıkça gösterilmelidir.

Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.

III. Mirastan Yoksunluk [Mahrumiyet] Ne Demektir ve Çıkarmadan Farkı Nedir?

Mirastan yoksunluk, çıkarmadan farklı olarak, Medeni Kanun’un öngördüğü davranışlardan birinin gerçekleştirilmesi halinde, mirasbırakanın tasarrufu gerekmeksizin kendiliğinden sonuç doğurur. Bu yönüyle, Kanun’da sınırlı olarak sayılan davranışlardan birini sergileyen yasal ya da atanmış mirasçı yahut vasiyet alacaklısı, miras hakkını kendiliğinden kaybeder.

Mirastan yoksunluğa neden olan davranışlar şunlardır:

1. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürmek veya öldürmeye teşebbüs etmek,

2. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirmek,

3. Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlamak ve engellemek,

4. Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı   bir   durumda ve zamanda   ölüme   bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldırmak veya bozmak.

IV. Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir?

Mirastan feragat sözleşmesi, esasen mirasbırakanın saklı paylar ile sınırlanmış olan tasarruf alanını genişletmeyi sağlayan bir sözleşmedir. Zira mirasbırakan, mirastan çıkarma sebebi bulunmadıkça ve mirastan feragat sözleşmesi yapmadığı sürece, saklı paylı mirasçılarını mirastan tamamen mahrum bırakamaz.

Mirastan feragat, niteliği gereği mirasbırakanın tek taraflı tasarrufu ile yapılamayacağından, ölüme bağlı tasarruflardan yalnızca miras sözleşmesine konu olabilir. Mirasbırakan ile feragat eden arasında yapılacak bir sözleşmeyle müstakbel bir mirasçı, miras hakkından kısmen veya tamamen feragat edebilir.

V. Mirastan Tam Feragat ve Kısmi Feragat Nedir?

Tam feragat halinde feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder. Kısmi feragatte ise feragat edenin miras payı azalır yahut saklı pay korumasından yararlanamaz. Saklı paydan vazgeçme şeklinde bir feragat sözleşmesi yapılabileceği gibi, belirli bir maldan feragat şeklinde de sözleşme yapılabileceği kabul edilmektedir.

VI. Feragat, Feragat Edenin Altsoyunu Bağlar mı?

Feragatin, feragat edenin alt soyunu bağlayıp bağlamayacağı ise feragat sözleşmesinin ivazlı olup olmamasına bağlıdır.

Şayet feragat edene bunun karşılığında bir edim verilmiş, herhangi bir yarar sağlanmış ise kural olarak feragat edenin altsoyu da miras hakkını kaybeder. Oysa feragat karşılığında herhangi bir ivaz verilmemiş ise, bunun altsoya hiçbir etkisi olmaz; yani onlar, feragat edene halef olarak mirasçılık sıfatını elde ederler.

VII. Yasal ya da Atanmış Mirasçılar Mirası Reddedebilir mi?

Evet. Gerek yasal gerek atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Hatta ve hatta vasiyet alacaklısına da ret hakkı tanınmıştır.

Bu hak ancak mirasbırakanın ölümünden sonra kullanılabilir. Zira henüz kazanılmamış bir hakkın reddi mümkün değildir. Şayet mirasbırakan hayattayken bu haktan vazgeçmek isteniyorsa, mirastan feragat yoluna başvurulabilir.

VIII. Mirasın Kısmen Reddedilmesi Mümkün müdür?

Mirastan feragat kısmi olabilirken, mirasın kısmen reddi mümkün değildir. Mirasın tamamı kabul edilmeli yahut tümü reddedilmelidir.

IX. Mirasın Reddinin [Reddi Mirasın] Kanuni Süresi Nedir?

Kanuni mirasçıların ve miras sözleşmesiyle atanmış mirasçıların mirasbırakanın ölümünü öğrenmelerinden, vasiyetname ile mirasçı atananların ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine bildirilmesinden itibaren 3 [üç] ay içinde, ret hakkını kullanmaları gerekir. Aksi halde mirası kazanmış olurlar.

X. Üç Aylık Reddi Miras Süresinin Geçirilmesi Halinde Ne Olur?

Hukukumuzda kural olarak, mirasın 3 aylık süre içerisinde reddedilmemesi halinde mirasın kabul edilmiş sayılacağı öngörülmektedir.

Ancak bunun bir istisnası mevcuttur: Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras hükmen reddedilmiş sayılır. Diğer bir deyişle, ölen kişinin ölüm anında malvarlığının borçlarını karşılamadığı bir kurguda anılan süre göz önünde bulundurulmaksızın miras reddedilmiş sayılır.

XI. Mirasın Reddinin Sonuçları Nelerdir?

Mirası reddeden kişi bir yasal mirasçıysa, onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi diğer hak sahiplerine geçer.

Öte yandan atanmış bir mirasçı mirası reddetmişse, bu kişinin payı mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına intikal eder. Örneğin; geride sadece iki çocuk bırakarak vefat eden bir kişi, terekenin 1/10’ini arkadaşı A’ya vasiyet etmişse; A’nın mirası reddetmesi halinde, bu 1/10’lik kısım geride kalan iki çocuk arasında eşit şekilde paylaştırılır.

Son olarak, bir vasiyet alacaklısı ret beyanında bulunursa, vasiyet konusu şeyin vasiyet alacaklısına kim tarafından verilmesi gerekiyor idiyse, bu şey ona kalır. Ancak mirasbırakanın aksini kararlaştırmasına, örneğin “alacaklı vasiyeti reddederse, bu mal mirasçılarım arasında eşit olarak paylaşılsın” demesine bir engel yoktur.