Ceza Muhakemesinde Basit Yargılama Usulü ve Adli Tatilde Süreler
1. Ceza Muhakemesi Hukuku’nda Basit Yargılama Usulü
Basit yargılama usulü, asliye ceza mahkemelerinde belirli suçlar bakımından duruşma yapılmaksızın karar verilmesine imkân tanıyan bir yargılama usulüdür.
Bu usulün adli tatil dönemine denk gelmesi halinde, sanığa tanınan iki haftalık savunma süresinin işleyip işlemeyeceği ile usulün uygulanmasına ilişkin ara karara karşı başvurulabilecek bir kanun yolu bulunup bulunmadığı ayrı ayrı belirlenmelidir.
Aşağıda her iki husus 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu [“CMK”] hükümleri ve yerleşik içtihat çerçevesinde ele alınmaktadır.
2. Basit Yargılama Usulünün Uygulanma Şartları
Asliye ceza mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanabilmesi, CMK md. 251 f.1’de belirtildiği üzere;
- Asliye ceza mahkemesinin Cumhuriyet savcılığının iddianamesini kabul etmiş olması,
- Yargılama konusu suçun cezasının adli para cezası ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezası olması ve,
- Asliye ceza mahkemesinin basit yargılama usulünün uygulanmasına karar vermesine
bağlıdır.
Aynı hükmün 7 ve 8. fıkrasında basit yargılama usulünün uygulanamayacağı haller düzenlenmiş olup bunlar [i] sanık bakımından yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hallerinin söz konusu olması, [ii] suçun, soruşturma veya kovuşturma yapılmasının izne ya da talebe bağlı suçlardan olması, [iii] basit yargılama usulü kapsamına giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olmasıdır.
3. Basit Yargılama Usulünün Yürütülmesi ve Genel Hükümlere Dönülmesi
Basit yargılama usulünün uygulandığı hallerde mahkemece duruşma yapılmaksızın ve savcılık makamının görüşü alınmaksızın karar verilecektir. Mahkeme, beyan ve savunma bildirilmesi için verilen iki haftalık günlük süre dolduktan sonra hükme karar verecektir.1 Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde CMK md. 251 f.3 gereğince sonuç ceza, dörtte bir oranında indirilir.
CMK md. 251 f. 6 gereğince Mahkeme, gerekli görürse basit yargılama usulünün uygulandığı hallerde hüküm verilinceye kadar her aşamada herhangi bir talep olmaksızın re’sen duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edebilir.
4. Basit Yargılama Usulünün Uygulanmasına İlişkin Ara Karara Karşı Kanun Yolu
Basit yargılama usulünün uygulanmasına dair karar bir ara karar niteliğinde olup hâkimin takdirindedir ve CMK md. 267 anlamında başlı başına itiraza tabi kararlardan değildir.2 Kanun yolu, yalnızca usulün sonunda verilen hükme karşı öngörülmüştür. Nitekim CMK md. 252 f.1 uyarınca 251. madde gereğince verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir ve süresi içinde itiraz edilmeyen hüküm kesinleşir.
Buna göre tensipteki usul kararına karşı ayrı bir itiraz yoluna başvurulamaz; dosyayı genel hükümlere döndürmenin yolları, hükümden önce md. 251 f.6 çerçevesinde Mahkemece re’sen duruşma açılması ile hükümden sonra md. 252 itirazından ibarettir.
5. Basit Yargılama Usulü Sonucunda Verilen Hükme İtiraz
Basit yargılama usulüyle verilen kararlara itiraz, CMK md. 268’deki genel hükümlere göre iki hafta içinde kararı veren asliye ceza mahkemesine yapılır. İtiraz üzerine dosya, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik uyarınca,3 o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması halinde tevzi kriterlerine göre belirlenen başka bir asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur.
6. Basit Yargılama Usulünde Tebligata Bağlı Sürelerin Adli Tatilde İşlemesi
Basit yargılama usulünde beyan ve savunmaların sunulması için öngörülen iki haftalık sürenin adli tatilde işleyip işlemeyeceğinin değerlendirilmesi bakımından, 5271 s.lı CMK md. 331 uyarınca:
(1) Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.
(2) Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
(3) Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar.
(4) Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
İşbu hüküm uyarınca, tebligat adli tatilden önce yapılmış ve süre tatilden önce işlemeye başlamışsa, tatilin bittiği günden itibaren süre üç gün uzamış sayılır. Bu halde süre, 3 Eylül mesai saati sonuna kadar uzamış olur. 1 Eylül gününün Pazar’a rastladığı hallerde üç günlük süre 2 Eylül’den itibaren işlemeye başlar ve 4 Eylül akşamı son bulur. Adli tatile rastlayan, daha doğru bir ifadeyle adli tatilde başlayan süreler işlemez.4
Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.02.1934 tarihli ve 47-1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, tebligat adli tatilde yapılmışsa, tebligat geçerli olmakla birlikte tebligat sonucunda başlayan süre, yeni adli yılın başlangıcından, yani 1 Eylül’den itibaren işlemeye başlar.5 İşbu içtihadı birleştirme kararı sonucundaki bu uygulama günümüzde de uygulanmakta ve çeşitli kararlara dayanak olmaktadır.6
Özetle
Basit yargılama usulü, belirli suçlar bakımından asliye ceza mahkemesinin duruşma yapmaksızın dosya üzerinden hüküm vermesine imkân tanıyan özel bir yargılama usulüdür. Bu usulde sanığa beyan ve savunmalarını sunması için iki haftalık süre verilir.
Bu iki haftalık savunma süresi bakımından da CMK md. 331’deki adli tatil hükümleri uygulanır. Buna göre, adli tatile rastlayan süreler tatil süresince işlemez; tebligatın adli tatil içerisinde yapılması halinde ise iki haftalık süre 1 Eylül’den itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle somut olayda savunma süresinin son gününün belirlenebilmesi için tebligat tarihinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Dipnotlar
- 12.03.2024 tarihli 7499 s.lı Kanun ile CMK md. 291 f.1’deki “hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün” ibaresi “hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta” şeklinde değiştirilmiştir.
- Zira, CMK’da itiraz olunabilecek kararlar başlığı altındaki madde 267’de hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, basit yargılama usulünün düzenlendiği madde 251 vd. hükümlerinde, basit yargılama usulünün seçimine ilişkin kararlara karşı itiraz yolunun açık olduğu düzenlenmemiş, basit yargılama usulü uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz yolunun açık olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla yalnızca basit yargılama usulünün uygulanmasına ilişkin karar itiraz yoluna açık değildir.
- Mülga düzenlemede itiraz, hükmü veren mahkemece incelenmekteydi. Anayasa Mahkemesi, esasa ilişkin görüş açıklamış olan hâkimin itiraz üzerine aynı uyuşmazlığı yeniden görmesini hâkimin tarafsızlığı ve adil yargılanma hakkı bakımından ihsas-ı rey oluşturur nitelikte bularak CMK md. 252 f.2’nin birinci cümlesini iptal etmiştir (AYM, 22/6/2023, E.2020/79, RG 11/10/2023). İptal kararı gereği 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle hüküm, itiraz üzerine dosyanın hükmü veren mahkeme dışındaki bir asliye ceza mahkemesince incelenmesini öngörecek şekilde yeniden düzenlenmiştir.
- Ceza Muhakemesi Kanunu [“CMK”] md. 331 f.4: “Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.”
- Centel & Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayıncılık, 2020, s. 752-753.
- Bu yönde Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11473 E., 2022/1954 K. sayılı kararında şu hüküm verilmiştir: “Adli tatil süresi içerisinde yapılan tebliğ işleri geçerli olup, 5271 sayılı CMK’nin 331. maddesi ve 14.02.1934 tarih 47/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, karar tebliğinin adli tatil içerisinde yapılması halinde sürelerin işlemeyeceği ve temyiz süresinin adli tatilin bittiği günden itibaren başlayacağı gözetildiğinde, katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede…” Benzer yönde bkz.: Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/11867 E., 2025/2923 K.; Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2017/2327 E., 2017/9374 K., 12.07.2017.