Anayasa Mahkemesi Sözleşmedeki Tahkim Şartına Bağlı Olarak 7 Yıl Sonra Verilen Görevsizlik Kararının Mülkiyet Hakkını İhlal Etmediğine Karar Verdi

Anayasa Mahkemesi Sözleşmedeki Tahkim Şartına Bağlı Olarak 7 Yıl Sonra Verilen Görevsizlik Kararının Mülkiyet Hakkını İhlal Etmediğine Karar Verdi

Anayasa Mahkemesi [“AYM”], 07.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.06.2021 tarih ve 2018/5832 başvuru numaralı kararı ile sözleşmede yer alan tahkim şartının gerekçe gösterilerek yaklaşık yedi yıl sonra görevsizlik yönünden davanın reddine karar verilmesinin mülkiyet hakkının ihlali olmadığına karar verdi. 

Kararda, başvurucunun en başından beri tahkim şartı nedeniyle görevsizlik kararı verilebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, ortaya kendi bakımından çıkan olumsuz sonuçların devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında olmadığı vurgulandı.

Karara Konu Olayın Gelişimi

Başvurucu sigorta şirketi, yurt dışına ihraç edilen demir emtiasını taşıtanla akdettiği sigorta poliçesi kapsamında sigortalamış ve söz konusu demir emtiası tuzlu deniz suyuyla ıslanarak paslanma nedeniyle hasar görmüştür.

Taşıtan ile donatan arasındaki sözleşmede ise tahkim şartı yer almaktadır. Başvurucu, tahkim şartına rağmen taşıtan aleyhine Türkiye’de icra takibi başlatmış ve fakat taşıtan tarafından yapılan takibe itiraz edilmiştir. Yapılan itiraza karşı başvurucu tarafından açılan itirazın iptali davasında davalı taşıtanın tahkim itirazına rağmen itirazın reddine ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, davanın tahkim şartı nedeniyle görev yönünden reddi gerektiğine işaret ederek kararı bozmuştur.

Bunun üzerine başvurucu, hasarın meydana geldiği 2010 yılından yaklaşık yedi yıl sonra görevsizlik kararı verilmesi ile alacağın İngiliz hukukuna göre zamanaşımına uğradığını ve süresinde tahkim yoluna başvurmadığından zararını tazmin etme olanağı kalmadığını iddia ederek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Anayasa Mahkemesi Kararının Özeti 

AYM, başvurucunun alacağını tahsil etmek için önünde iki imkân bulunduğunu, bunlardan ilkinin uyuşmazlığı sözleşmede mevcut yabancı tahkim şartına uyarak tahkim yargılaması önüne taşımak, diğerinin ise tahkim şartına rağmen alacağı Türk mahkemeleri nezdinde tahsil etmeye çalışmak olduğunu belirtmiştir. Bir başka deyişle, AYM’ye göre başvurucu muhtemel bir tahkim itirazı karşısında Türk mahkemelerinin görevsizlik kararı verebileceğini öngörebilecek durumdadır.

Bu bağlamda AYM, inceleme konusu kararda, başvurucunun verilen görevsizlik kararından sonra tahkim yargılamasına başvurarak alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürebilecekken bunu yapmadığını ve alacağın tahsilinin uzun süre sonra verilen görevsizlik kararı neticesinde imkânsız hale geldiğini yeterince ortaya koyamadığını; bu durumun ise devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında olmadığını vurgulayarak, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine hükmetmiştir.

Kararda AYM tarafından vurgulanan ilkeler tahkim şartı içeren sözleşmeler açısından özel önem ifade etmektedir. Nitekim tahkim şartı öngörülen sözleşmelerden kaynaklanan ihtilaflarda, tahkim şartına rağmen Türk mahkemeleri nezdinde hukuki yollara başvurulması halinde, mahkemeler tarafından görev yönünden davanın reddi yönünde karar verilmesine kadar geçen sürede alacağın –somut olayda olduğu gibi– tabi olduğu ülkenin hukukuna göre zamanaşımına uğraması ya da başkaca usulü sorunların ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir. AYM kararına göre bu tür durumlarda, devletin herhangi bir pozitif yükümlülüğü veya sorumluluğu bulunmamaktadır.